Boşanmada Mal Paylaşımı

16 Eylül 2021 by admin0
bosanmada-mal-paylasimi-1200x675.jpg

Boşanmada Mal Paylaşımı

Günümüzde boşanma sürecine giren taraflar arasında en büyük problem; malların nasıl paylaşılacağı konusunda çıkmaktadır. Mal rejimin tasfiyesi; tarafların evlilik birliği içerisinde edindikleri malların, boşanmayla birlikte nasıl tasfiye edileceğine ilişkin kurallardır. Taraflarca evlilik birliği içinde edinilmiş malların tasfiyesi, boşanma davasında talep edilemeyip, bu malların tasfiyesi için ayrıca bir dava açılması gerekmektedir. Mal rejiminin tasfiyesi için açılacak bu davanın sonuçlanabilmesi için öncelikle tarafların boşanma kararının kesinleşmiş olması gerekmektedir. Bu dava, boşanma davası ile birlikte açıldığı takdirde boşanma davası bekletici mesele yapılmaktadır.

Taraflar arasında başkaca bir mal rejimi benimsenmemişse; 1 Ocak 2002 öncesinde geçerli olan yasal mal ayrılığı rejimi iken, 1 Ocak 2002 sonrasında geçerli olan mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir.

Taraflar, yasal mal rejimi dışında bir mal rejimi seçebilir mi?(Evlilik Sözleşmesi)

 Halk arasında mal rejimine ilişkin yapılan sözleşmelere evlilik sözleşmesi denmektedir. Taraflar, eğer isterlerse mal rejimi sözleşmesi(evlilik sözleşmesi) yaparak Medeni Kanun’da öngörülen diğer üç mal rejiminden birini seçebilirler. Ancak kendi istekleri doğrultusunda yeni bir mal rejimi oluşturamazlar, mutlaka Kanunda öngörülen mal rejimlerinden birini seçmek zorundadırlar.

Kanunda öngörülen seçimlik diğer mal rejimleri şunlardır:

  • Mal ayrılığı rejimi
  • Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi
  • Mal ortaklığı rejimi

Mal rejimi sözleşmesinin noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılması gerekir. Ayrıca yine taraflar, evlilik başvurusu sırasında yazılı başvuru yaparak evliliklerinde geçerli olacak mal rejimini seçebilir. Mal rejimi sözleşmesi, taraflar arasında imzalandıktan sonra yürürlüğe girecek olup, imzalandıktan önceki tarihe etki etmez. Dolayısıyla, sözleşme tarihinden önce edinilen mallar bakımından önceki mal rejimi geçerli olacaktır. Taraflar eğer mal rejimi sözleşmesi imzalamayı düşünüyor ise sözleşmenin tarihi de oldukça önemlidir.

Mal rejimi konusu oldukça kapsamlı bir konu olup, mal rejimi sözleşmelerinin konusunda uzman bir avukat tarafından hazırlanması tarafların ileride bir hak kaybı yaşamasının önüne geçecektir. Sözleşme hazırlanırken tarafların şartları, imkanları iyi bir şekilde analiz edilmeli, taraflara en lehine olacak yöntem seçilmelidir.

Boşanma Davasında Mal Paylaşımı Nasıl Olur?

 1 Ocak 2002 tarihi öncesinde mal paylaşımı(Katkı Payı Alacağı Davası):

 1 Ocak 2002 tarihi öncesinde taraflar arasında başkaca bir mal rejimi kararlaştırılmamışsa yasal mal rejimi olan mal ayrılığı rejimi geçerlidir. Bu rejimde; edinilen mallar kimin üstünde kayıtlı ise o kişinin kişisel malı sayılır. Ancak malın katkısı sırasında, mal üstüne kayıtlı olmayan taraf o malın alınmasında katkı koymuş ise bu katkı payını talep etmek için dava açabilir. Ancak malın alımı esnasında katkı sunduğunu iddia eden taraf, ne kadar katkıda bulunduğunu ispat etmek zorundadır.

2002’den önce başlayıp, 2002 sonrasında da devam eden bir evlilikte mal rejimi tasfiyesi yapılırken, 2002 öncesinde edinilen mallar için katkı payı talep edilebilecek iken, 2002 sonrasında edinilen mallar için katılma payı alacağı talep edilebilecektir.

 1 Ocak 2002 tarihi sonrasında mal paylaşımı(Katılma Payı Alacağı Davası):

 1 Ocak 2002 tarihi sonrasında taraflar arasında başkaca bir mal rejimi kararlaştırılmamışsa yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Bu rejimde; evlilik birliği içerisinde edinilen mallarda eşlerin yarı yarıya hakkı bulunmaktadır. Malın hangi eş üzerinde kayıtlı olduğunun veya eşin çalışıp çalışmadığının hiçbir önemi yoktur.

Peki edinilmiş mallar nelerdir?

Mal rejimi tasfiye edilirken öncelikle edinilmiş mal, kişisel mal ayrımı yapılmalıdır. Zira tasfiye kapsamına tarafların kişisel malları dahil değildir. Tasfiye, ancak edinilmiş mallar üzerinde yapılabilir.

 Kişisel malları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Tarafların kişisel kullanımına ayrılmış mallar(Cep telefonu, laptop, parfüm..)
  • Evlenmeden önce sahip olunan malvarlığı değerleri
  • Miras yoluyla kazanılan mallar
  • Manevi tazminat alacakları
  • Kişisel mallar yerine geçen değerler

Kanuna göre edinilmiş mallar ise şu şekildedir:

  • Çalışmanın karşılığı olan edimler (maaş, fazla mesai ücreti…)
  • Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler (emeklilik ikramiyesi..)
  • Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar
  • Kişisel malların gelirleri (örneğin; eşlerden birine miras yoluyla kalmış evin kirası)
  • Edinilmiş malların yerine geçen değerler(örneğin; eşlerden birinin geliriyle alınmış ev)

Eşler, mal rejimi sözleşmesi yaparak kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mal sayılmayacağını veya mesleki faaliyetlerine özgüllenen malların(örneğin doktorun röntgen cihazı) edinilmiş mal sayılmayacağını kararlaştırabilir.

Bir malın kişisel mal mı, edinilmiş mal mı olduğu nasıl ispat edilecektir?

 Bir malın kişisel mal mı, edinilmiş mal mı olduğu mal rejimin tasfiyesi anındaki durumuna göre ayrılır. Eğer taraflardan biri, bir malın kişisel mal olduğunu iddia ediyorsa bunu ispatlamak zorundadır. Eğer malın kişisel mal olduğu ispat edilemez ise o mal, edinilmiş mal olarak kabul edilir ve tasfiye kapsamına alınır.

Kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında denkleştirme yapılması:

 Bazı durumlarda kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında denkleştirme yapılması gerekebilir. Bir eşin kişisel mallına ilişkin bir borç edinilmiş mallardan veya edinilmiş ilişkin bir borç, bir eşin kişisel malından ödenmiş ise tasfiye esnasında denkleştirme talep edilebilir. Örneğin; Eşlerden birine miras olarak kalmış bir ev satılmış ve bu evin satış bedeli de eklenerek yeni bir ev alınmış ise denkleştirme yapılması talep edilebilir. Zira kişisel maldan, edinilmiş mala bir geçiş olmuştur.

 Değer artış payı:

Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır. (TMK m.227)

Kanunda yer alan bu hüküm sayesinde eşlerden biri, diğerine eşe ait bir malın alımında veya iyileştirilmesine katkı sunmuş ise tasfiye anında bu mala katkısı oranında değer artış payı talep edebilecektir. Eğer malın değerinde bir artış olmadıysa veya mal, değer kaybına uğradıysa eş, sunduğu katkı miktarını talep edebilecektir.

Eşin edinilmesinde veya iyileştirilmesinde katkı sunduğu mal, elden çıkarılmış olsa dahi hakim, hakkaniyete uygun bir değer artış payı ödenmesine karar verebilir.

Boşanmada Mal Paylaşımı

Mal Rejimini Sona Erdiren Haller

  • Eşlerden birinin ölümü halinde: Mal rejimi ölüm tarihinde sona erer.
  • Eşlerin farklı bir mal rejimi seçmesi halinde: Yeni mal rejimi sözleşmesinin yapıldığı tarihte sona erer.
  • Boşanma veya evlenmenin iptali halinde: Boşanma veya evliliğin iptali davası açıldığı tarihte sona erer.
  • Hakim tarafından mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi halinde: Dava tarihinden itibaren sona erer.

Katılma alacağı, edinilmiş malların tasfiye tarihindeki değerine göre belirlenir. Katılma alacağının nakden ödenmesi esastır, ancak tarafların aralarında anlaşması durumunda katılma alacağına karşılık malda verilebilir.

Mal Paylaşımı Davalarında  Zamanaşımı

 Boşanmada mal paylaşımı davası, boşanma kararı kesinleştikten sonra 10 yıl içinde açılmalıdır. 10 yıllık süre zarfında açılmadığı takdirde, mal paylaşımı talebinde bulunmak mümkün olmayacaktır.

Mal Paylaşımı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

 Boşanma durumunda mal paylaşımı davalarına bakmakla görevli olan mahkeme, aile mahkemesidir.

Boşanma nedeniyle açılacak mal paylaşımı davalarında yapılacak ise yetkili mahkeme, boşanma davasının görüldüğü yerdeki mahkemedir.

Eşlerden birinin ölümü nedeniyle açılacak mal paylaşımı davalarında yetkili mahkeme ölen eşin son ikametgah yerindeki mahkemedir.

Anlaşılacağı üzere mal rejiminin tasfiyesi oldukça kapsamlı bir konu olup, olası bir hak kaybının önüne geçmek için alanında uzman bir avukat ile çalışılması yerinde olacaktır. Mal rejiminin tasfiyesinde, boşanma davasının açıldığı anda var olan mallar hesaba katılır. Boşanma davası açıldıktan sonra edinilen mallar, kazançlar tasfiye kapsamında değildir. Bu sebeple davaların açılacağı tarih bile büyük önem arz etmektedir.

Boşanmada Mal Paylaşımı

 

 

 

 


Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *


Av. Yasemin Kuzu

Hukuk, güven koruyucu normlar oluşturmak, bu güvenin nitelik, koşul ve kapsamını belirleyici teknik güvenlik normları yaratmak ve güvene dayalı hareketi koruyarak sorumluluk altında sonuçlar bağlamak zorundadır.