Blog

Hizmet Tanıtım Yazıları

Category filter:AllAile HukukuGayrimenkul HukukuGenel
No more posts
ortak-velayet-nedir.jpg
04/Eki/2021

Boşanma Davalarında Velayet

Halk dilinde velayet davası olarak anılsa da doğru ismi “velayetin değiştirilmesi davası”dır. Velayeti elinde bulundurmayan tarafın, diğer tarafa karşı açacağı davadır. Velayetin hakkının değiştirilmesi için Kanun’da bazı sebepler öngörülmüştür. Bunları incelemeden önce biraz velayet hakkı kavramından bahsedelim.

Velayet Hakkı

Velayet hakkı; anne ve babaların, reşit olmayan çocukları üzerinde sahip olduğu bir hak olduğu gibi, pek çok yükümlülüğü de içinde barındırmaktadır. Çocuğun bakımı, terbiyesi, bedensel-zihinsel-ruhsal gelişimi, eğitimi gibi pek çok konu velayet hakkının kapsamındadır. Velayet hakkı sahibi anne ve babalar, çocuklarına ilişkin kararlarda söz sahibi olurlar. Ancak velayet hakkını kötüye kullanmamalı, her zaman çocuğun üstün menfaatini gözetmelidirler.

Evlilik birliği devam ederken anne ve baba, velayet hakkını birlikte kullanır, çocuklarıyla ilgili ortak karar alırlar.

Anne ve baba evli değilse, çocuğun velayet hakkı anneye aittir.

Eşlerden biri ölmüş ise velayet hakkı, sağ kalan eşe aittir.

Boşanma veya ayrılık durumunda ise velayet hakkı, çocuğun bırakıldığı tarafa aittir.

Boşanma davasında çocuğun velayeti kime verilir?

Boşanma davalarında, taraflar arasında en çok tartışılan konu çocuk veya çocukların kime verileceğidir. Burada tarafların isteklerinden çok, çocuğun üstün yararı göz önünde bulundurulur.

Velayete ilişkin davalar kamu düzenindedir ve re’sen araştırma ilkesi uygulanır, yani hakim, tarafların talepleri ve öne sürdükleri sebepler ile bağlı olmayıp, çocuğun üstün menfaatini gözeterek karar verir.

Velayet konusunda, çocuk bakımından dikkat edilecek ilk husus çocuğun yaşıdır.

0-3 yaş, çocuğun anne bakım ve şefkatine en çok ihtiyaç duyduğu dönem olduğu için bu yaş aralığındaki çocukların velayeti genelde anneye verilir. Ancak annenin çocuğa bakamayacak kadar hasta olması veya çocuk için anne ile beraber kalmasının tehlikeli olacağı çok istisnai durumlarda çocuğun velayeti babaya bırakılır.

3-7 yaş aralığı çocuğun biraz daha büyüyüp iletişim kurabildiği, tek başına ihtiyaçlarını giderebilmeye başladığı bir dönemdir. Bu yaş grubundaki çocukların velayeti de yine yukarıda belirttiğimiz istisnai durumlar haricinde genelde anneye bırakılır.

Okul çağındaki çocukların velayeti konusunda karar verilirken genelde tarafların ekonomik durumları, hangi tarafın çocuğa daha iyi bir yetişme ortamı ve eğitim olanakları sunabileceği göz önünde bulundurulur. Burada amaç, çocuğun geleceğini olabildiğince güvenceye almak, çocuğun lehine olacak şekilde karar vermektir.

Hakimler, Boşanma Davalarında Velayet konusunda karar verirken sosyal çalışmacılardan sosyal inceleme raporu düzenlemesini talep ederler. Rapor hazırlanırken hem çocuğun yetiştiği ortam ve okulu ziyaret edilir, hem de çocuk ve yakın çevresi(öğretmenleri, ebeveynleri) ile görüşülür. Genelde bu rapor sonucuna göre velayete karar verilir.

Velayete karar verilirken çocuğa sorulur mu?

Yargıtay kararlarına göre özel durumların dışında çocuğun idrak yaşı 8 yaş ve üstüdür. 8 yaş ve üstü çocukların velayetine karar verilirken, mutlaka çocuğa sorulmalıdır. Çocuğun fikri alınmadan velayete, velayetin değiştirilmesine karar verilemez.

Çocuğun ifade edeceği görüş, kendi menfaatleri ile çatışmıyorsa genelde çocuğun isteğine göre karar verilir.

Ortak velayete karar verilebilir mi?

Ortak velayet, çocuğun velayet hakkı kapsamına giren hak ve yetkilerde anne ve babanın ortak karar almasıdır. Örneğin; çocuğun gideceği okulun, anne ve baba tarafından birlikte seçilmesi.

Ortak velayet kavramı, genelde yabancı mahkeme kararlarında yer almasına karşın, yakın zamana kadar Yargıtay tarafından kabul edilmiyordu ve bu sebeple Türkiye’de uygulanmıyordu. Ancak Yargıtay karar değiştirerek, ortak velayetin Türk kamu düzenine aykırılık teşkil etmediğine karar verdi ve böylece ortak velayet uygulamasının ülkemizde de yolu açılmış oldu.

Artık çocuğun üstün menfaatine uygun olduğu ve tarafların, velayet hakkının yetki ve sorumluluklarını birlikte yerine getirme konusunda anlaştıkları durumlarda ortak velayete karar verilebilmektedir. Ortak velayet, taraflar arasındaki anlaşmazlıkları ve gerilimi de azaltmaktadır.

Ancak boşanma davalarında her daim müvekkillerime söylediğim gibi her ne olursa olsun, taraflar arasındaki gerginlikler çocuğa yansıtılmamalı, velayet hakkı, karşı tarafa karşı bir koz olarak kullanılmamalıdır. Taraflar boşanmış olsa bile çocuğun anne ve babası olmaya devam etmektedirler. Bu sebeple velayet hakkı kimde olursa olsun; çocuğun bakımı, eğitimi, masrafları ve tüm bunların ötesinde çocuğun mutluluğu ve huzurundan her daim ortak sorumludurlar.


unnamed.jpg
04/Eki/2021

Avukat İzmir’de Anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanmaya göre çok daha fazla tercih edilmektedir. Bunun en temel sebebi anlaşmalı boşanmanın hem daha kısa sürmesi, hem de çiftler için çekişmeli boşanma sürecine göre daha az yıpratıcı olmasıdır.

Eşlerin;

– Mal varlıklarının ve eş eşyalarının paylaşımı konusunda anlaştıkları,

-Eğer çocukları var ise çocukların velayeti, görüşme günleri, nafaka miktarı konusunda anlaştıkları,

-Tazminat, nafaka konusunda anlaştıkları durumlarda doğrudan anlaşmalı boşanma davası açılabileceği gibi, çekişmeli olarak açılmış bir boşanma davası sonradan anlaşmalı boşanma davasına dönüştürülebilir.

Anlaşmalı boşanma davası açmanın şartları nelerdir?

-Tarafların anlaşmalı boşanma davası açabilmeleri için en az 1 yıl evli kalmış olmaları gerekmektedir. Nişanlılık, birlikte yaşama gibi haller bu süreye dahil değildir.

-İki taraf da boşanmayı istemelidir.

-Nafaka, tazminat, malvarlığının paylaşımı, velayet gibi konularda taraflar anlaşmış olmalıdır.

Taraflar anlaşıktan sonra, anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır?

-Taraflar ortak iradeleriyle boşanmaya karar verdikten ve yukarıda bahsettiğimiz hususlarda anlaştıktan sonra bir boşanma protokolü hazırlanmalıdır. Bu süreçte her iki taraf aynı avukattan hukuki destek alabileceği gibi, taraflar farklı avukatlardan da hukuki destek alabilir. Ancak tavsiyemiz; boşanma protokolünün mutlaka aile hukuku konusunda uzman bir avukat tarafından hazırlanmasıdır. Zira  boşanma protokolünde kararlaştırılan konularda yeniden dava açmak mümkün olamıyor. Bu sebeple boşanma protokolünün büyük bir dikkat ve özen içerisinde hazırlanması gerekmektedir.

-Boşanma protokolünün hazırlanmasından sonra bu protokol, mahkemeye sunularak  boşanma davası açılır.

– Duruşmada mutlaka taraflar hazır olmalı ve boşanma iradelerini, bir kez de Hakim önünde açıklamaları gerekmektedir.

– Taraflar, hakim önünde boşanma iradesinden dönerlerse veya anlaşma protokolünü kabul etmediklerini söylerlerse boşanma, çekişmeli boşanmaya dönüşür.

– Tarafların hakim önünde boşanma protokolünü kabul ettiklerini söylemesinin akabinde hakim, boşanmaya karar verir.

– Gerekçeli kararın yazılması yaklaşık 2 hafta kadar sürmektedir.

– Gerekçeli kararın yazılmasının akabinde avukatlar tarafından yapılacak işlemler ile boşanma kararı kesinleşir ve nüfus müdürlüğüne bildirilir.

Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürmektedir?

-Anlaşmalı boşanma davalarında, duruşma günü verilmesi yaklaşık 2-3 ayı bulabilmektedir. Ancak dava avukat ile açıldığı takdirde avukatlar 1-2 hafta içerisinde duruşma günü ayarlayabilmektedir.

– Avukat eşliğinde aşılan boşanma davalarında; duruşma gününün alınması, gerekçeli kararın yazılması ve kesinleştirilmesi, nüfus müdürlüğüne bildirim yapılması gibi tüm işlemler 1- 1,5 ayda tamamlanmaktadır.

Boşanma protokolü nasıl hazırlanır?

İnternette pek çok örnek boşanma protokolü bulunsa da her evliliğin kendi içinde farklı özellikleri bulunmaktadır. Bu sebeple boşanma protokolü, somut durumun özellikleri de gözetilerek her çifte özel hazırlanmalıdır. İnternette hazır bulunan form şeklindeki boşanma protokolünü doldurarak  açılan boşanma davalarında, tarafların ileride telafisi mümkün olmayan hak kayıpları yaşamaları oldukça olasıdır. Yazının başında da belirttiğimiz üzere boşanma protokolünde kararlaştırılan hususlar ile ilgili tekrar dava açma şansı bulunmadığından, bir avukatla beraber her detay tek tek ele alınmalıdır.

Boşanma protokolü hazırlanırken;

-Tarafların kaç sene evli kaldığı

– Tarafların çocuk sahibi olup olmadığı, kaç çocuk sahibi olduğu, çocukların yaşları, cinsiyetleri, eğitim ve sağlık durumları, kişilik özellikleri

-Taraflarca imzalanan bir mal rejimi sözleşmesi olup olmadığı,

-Tarafların ekonomik durumu(kira,kredi ödemesi,faturalar..)

-Tarafların üstüne kayıtlı malvarlıkları ve bu malvarlığını ne zaman, hangi yolla edindikleri

– Tarafların boşanmadaki kusurları

-Ev ve ziynet eşyalarının durumu dikkate alınır.

-Tarafların tazminat ve nafaka talebi varsa bunların miktarları ve yıllık artış oranları, protokolde açıkça belirtilmelidir.

 Anlaşmalı boşanma davalarında avukatlık ücreti ne kadardır?

Türkiye Barolar Birliği, her yıl avukatlık asgari ücret tarifesi yayımlamaktadır. Avukatlık ücreti, her olayın özelliğine ve avukat sarf etmesi gereken emek ve zamana göre bu tarife esas alınarak belirlenmektedir.

Daha detaylı bilgi almak için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

 


anlasmali-bosanma-velayet-640x480-1.jpg
04/Eki/2021

Halk dilinde velayet davası olarak anılsa da doğru ismi “velayetin değiştirilmesi davası”dır.

Velayet konusunda, her daim çocuğun üstün menfaati gözetilmesi gerektiğinden mahkemenin, velayet konusunda verdiği karar, kesin karar değildir. Her zaman velayetin değiştirilmesi için dava açılabilir. Sonradan ortaya çıkan ve  çocuğun gelişimini önemli ve sürekli olarak etkileyen esaslı bir sebep doğmuşsa velayetin değiştirilmesi talep edilebilir. Ancak ortaya çıkan geçici durumlar, velayetin değiştirilmesi için yeterli değildir. Boşanma davasından hemen sonra, esaslı bir sebep olmaksızın açılan velayetin değiştirilmesi davaları genelde reddedilmektedir.

Velayetin değiştirilmesi hakim kararıyla mümkün olacağından, çocuğun olumsuz şartlara daha fazla maruz kalmaması için vakit kaybetmeksizin velayetin değiştirilmesi davası açılması gerekmektedir.

Velayetin değiştirilmesini; velayet hakkına sahip olmayan taraf talep edebileceği gibi, velayet hakkı sahibi taraf da talep edebilir.

Hangi durumlarda velayet değiştirilir?

Türk Medeni Kanunu’nun 183. Maddesinde hangi şartlarda velayetin değiştirileceği düzenlenmiştir. Kanun maddesinde; “Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, resen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.” denmiştir.

Velayet hakkı sahibi tarafın yeniden evlenmesi, tek başına velayetin değiştirilmesi için yeterli değildir. Ancak yapılan yeni evlilik sebebiyle, çocuğun koşulları olumsuz etkileniyor ise velayetin değiştirilmesi talep edilebilir.

Velayetin değiştirilmesi sebepleri, Kanunda sayılanlarla da sınırlı değildir. Velayet hakkının kötüye kullanıldığı veya velayet hakkı sahibi tarafın, çocuğa bakamayacak hale geldiği durumlarda da velayetin değiştirilmesine karar verilir.  Velayet hakkı sahibi tarafın bitkisel hayata girmesi, madde ve alkol bağımlılığı, cezaevine girmesi, çocuğun sağlığını ve güvenliğini tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunması, çocuğu 3. Bir kişinin yanına bırakması, çocuğun eğitim hayatına devam etmesini engellemesi, diğer tarafın çocukla kişisel ilişki kurmasını engellemesi gibi durumların varlığında,  velayet değiştirilmesi talep edilebilir.

Aynı boşanma davalarında velayete karar verilirken olduğu gibi velayetin değiştirilmesi davalarında da her zaman çocuğun üstün yararı gözetilir. Eğer çocuk idrak yaşındaysa(özel durumlar hariç 8 yaş ve üstü) mutlaka çocuğa, hangi taraf ile birlikte kalmak istediği sorulur. Yine mutlaka sosyal çalışmacılardan, sosyal inceleme raporu istenir. Rapor hazırlanırken çocuğun ev ve okul ortamı incelenir, öğretmenleri ve yakın çevresi ile görüşülür. Çocuğun görüşü ve sosyal inceleme raporu, velayete karar verilirken birincil derecede önemlidir.

Velayetin değiştirilmesi davası sonucunda, velayet hakkının el değiştirmesine karar verildiği takdirde, diğer tarafın çocukla kişisel ilişki tesisi için günler ve iştirak nafakası belirlenecektir. Velayet hakkı kimde olursa olsun taraflar, çocuğun giderlerine katılmak zorundadır. Bu sebeple tarafların gelirleriyle orantılı olacak şekilde iştirak nafakasına hükmedilir.

Velayette kardeşler arasındaki ilişki nasıl düzenlenir?

Velayet Davası’ nda Esas olan kardeşlerin birbirinden ayrılmaması, tüm çocukların velayetinin tek bir tarafa bırakılmasıdır. Ancak çocuklardan birinin velayeti anneye, birinin velayeti babaya verilmiş ise çocuklar arasındaki kardeşlik ilişkisinin gelişimi açısından mutlaka kardeşlerin birbirini görebileceği, birbiriyle zaman geçirebileceği şekilde kişisel ilişki tesis edilmeli, görüşme günleri buna göre ayarlanmalıdır.

Velayetin değiştirilmesi davası nerede ve hangi mahkemede açılmalıdır?

Velayet davası ; davacının, kendi yerleşim yerinde veya davalının yerleşim yerinde bulunan aile mahkemesinde açılır.

Velayet değiştirilmesi davası ne kadar sürmektedir?

Velayetin değiştirilmesi davası, basit yargılama usulüne tabidir. Bu sebeple diğer davalara oranla daha kısa sürmektedir. Davalı ve çocuğun farklı bir şehirde olması, delillerin toplanması gibi durumlara bağlı olarak yargılamanın süresi değişmektedir.

Velayet davalarında avukatlık ücreti ne kadardır?

Türkiye Barolar Birliği, her yıl avukatlık asgari ücret tarifesi yayımlamaktadır. Avukatlık ücreti, her olayın özelliğine ve avukat sarf etmesi gereken emek ve zamana göre bu tarife esas alınarak belirlenmektedir.

Daha detaylı bilgi almak için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.


Av. Yasemin Kuzu

Hukuk, güven koruyucu normlar oluşturmak, bu güvenin nitelik, koşul ve kapsamını belirleyici teknik güvenlik normları yaratmak ve güvene dayalı hareketi koruyarak sorumluluk altında sonuçlar bağlamak zorundadır.